AİLE VE BOŞANMA HUKUKU SERİSİ (III)
Nafaka Hukuku ve Nafaka Davalarında Eşlerin Hakları
Giriş
Boşanma davalarında en çok tartışılan ve kamuoyunda en fazla gündeme gelen konuların başında nafaka gelmektedir. Özellikle son yıllarda nafaka sistemine ilişkin tartışmaların artması, birçok kişinin nafakanın şartları, süresi ve kaldırılması konularında yanlış veya eksik bilgi sahibi olmasına neden olmuştur.
Uygulamada taraflar sıklıkla şu soruların cevabını aramaktadır:
- Nafaka nedir?
- Boşanma davası açılınca nafaka alınabilir mi?
- Yoksulluk nafakası hangi şartlarda bağlanır?
- Nafaka ömür boyu devam eder mi?
- Erkek nafaka alabilir mi?
- Çocuk için ödenen nafaka nasıl belirlenir?
- Nafaka artırımı veya azaltımı mümkün müdür?
- Nafaka ödenmezse ne olur?
Türk Medeni Kanunu nafakayı tek bir kurum olarak değil, farklı amaçlara hizmet eden çeşitli nafaka türleri şeklinde düzenlemiştir.
Bu nedenle nafaka uyuşmazlıklarında öncelikle hangi nafaka türünün söz konusu olduğunun belirlenmesi gerekir.
Nafaka yalnızca boşanmanın ekonomik sonuçlarından biri değil, aynı zamanda eşlerin ve çocukların korunmasına yönelik önemli bir hukuki mekanizmadır.
Nafaka Nedir?
Nafaka, kanunun öngördüğü şartların gerçekleşmesi halinde bir kişinin diğer kişiye belirli dönemlerde yaptığı mali katkıdır.
Aile hukukunda nafakanın temel amacı ekonomik açıdan zayıf durumda bulunan tarafın veya çocuğun korunmasıdır.
Türk Medeni Kanunu kapsamında nafaka;
- Tedbir nafakası,
- Yoksulluk nafakası,
- İştirak nafakası,
- Yardım nafakası,
olarak farklı türlerde karşımıza çıkmaktadır.
Boşanma davalarında en sık karşılaşılan nafaka türleri ise tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakasıdır.
Tedbir Nafakası Nedir?
Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi uyarınca boşanma veya ayrılık davası açıldığında hakim dava süresince gerekli geçici önlemleri alabilir.
Bu kapsamda verilen nafaka tedbir nafakası olarak adlandırılmaktadır.
Tedbir nafakasının amacı dava devam ederken ekonomik açıdan mağduriyet yaşanmasını önlemektir.
Bu nafaka:
- Kadın lehine,
- Erkek lehine,
- Çocuk lehine,
kararlaştırılabilir.
Uygulamada çoğunlukla dava açıldıktan sonra talep edilmektedir.
Tedbir Nafakası İçin Kusur Araştırılır mı?
Hayır.
Tedbir nafakasında temel amaç dava süresince ekonomik dengeyi sağlamaktır.
Bu nedenle boşanma davasında hangi tarafın kusurlu olduğu henüz kesin olarak belirlenmediğinden, tedbir nafakası bakımından kusur değerlendirmesi ön planda değildir.
Mahkeme tarafların ekonomik durumlarını dikkate alarak karar verir.
Yoksulluk Nafakası Nedir?
Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde düzenlenmiştir.
Maddeye göre boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek taraf, diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.
Ancak bunun için bazı şartların bulunması gerekir.
Yoksulluk nafakası boşanma kararının kesinleşmesinden sonra hüküm altına alınan nafaka türüdür.
Yoksulluk Nafakasının Şartları Nelerdir?
Kanuna göre:
- Nafaka isteyen taraf boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmelidir.
- Talepte bulunan taraf daha ağır kusurlu olmamalıdır.
- Karşı tarafın ödeme gücü bulunmalıdır.
Bu şartların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Yoksulluk nafakası her boşanma davasında otomatik olarak bağlanmaz.
Yoksulluk Ne Anlama Gelmektedir?
Yargıtay uygulamalarında yoksulluk yalnızca aç kalmak veya barınamamak şeklinde yorumlanmamaktadır.
Kişinin sosyal ve ekonomik yaşamını sürdürebilecek düzeyde gelirden yoksun kalması da yoksulluk kapsamında değerlendirilebilmektedir.
Bu nedenle her olay tarafların ekonomik koşullarına göre ayrıca incelenmektedir.
Erkek Nafaka Alabilir Mi?
Evet.
Türk hukukunda nafaka yalnızca kadınlara tanınmış bir hak değildir.
Kanunda cinsiyet ayrımı yapılmamıştır.
Şartları taşıyan taraf kadın da olabilir erkek de olabilir.
Uygulamada nafakanın çoğunlukla kadın lehine hükmedilmesi ekonomik gerçekliklerden kaynaklanmaktadır.
Ancak gerekli şartlar oluştuğunda erkek eş lehine de yoksulluk nafakası kararlaştırılabilmektedir.
Süresiz Nafaka Gerçekten Ömür Boyu Mu Devam Eder?
Kamuoyunda en çok tartışılan konulardan biri budur.
Türk Medeni Kanunu m.175’te süresiz nafaka düzenlenmiştir.
Ancak bu durum nafakanın hiçbir koşulda sona ermeyeceği anlamına gelmez.
Kanun nafakanın kaldırılabileceği çeşitli durumlar öngörmektedir.
Dolayısıyla süresiz nafaka mutlak ve değişmez bir hak değildir.
Nafaka Hangi Durumlarda Sona Erer?
Türk Medeni Kanunu m.176 uyarınca yoksulluk nafakası bazı durumlarda kendiliğinden veya mahkeme kararıyla sona erebilir.
Örneğin:
- Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi,
- Taraflardan birinin ölümü,
nafakanın sona ermesine neden olur.
Bunun yanında bazı durumlarda mahkeme kararıyla kaldırılması da mümkündür.
Nafaka Sonradan Kaldırılabilir Mi?
Evet.
Kanun belirli şartlar altında nafakanın kaldırılmasına imkan tanımaktadır.
Örneğin:
- Nafaka alan kişinin ekonomik durumunun düzelmesi,
- Fiilen evli gibi yaşaması,
- Yoksulluğun ortadan kalkması,
gibi durumlar nafakanın kaldırılması davasına konu olabilmektedir.
Her olay ayrıca değerlendirilmektedir.
İştirak Nafakası Nedir?
Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesinde düzenlenmiştir.
Boşanma sonrasında velayet kendisine verilmeyen ebeveyn, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katkıda bulunmak zorundadır.
Bu katkı iştirak nafakası olarak adlandırılmaktadır.
İştirak nafakası çocuğa yönelik bir haktır.
Bu nedenle nafaka aslında ebeveyne değil, çocuğun ihtiyaçlarının karşılanmasına hizmet etmektedir.
İştirak Nafakası Nasıl Belirlenir?
Mahkeme;
- Çocuğun yaşı,
- Eğitim durumu,
- Sağlık ihtiyaçları,
- Sosyal yaşamı,
- Tarafların ekonomik gücü,
gibi unsurları dikkate alarak karar vermektedir.
Her dosyada nafaka miktarı farklı olabilir.
Çünkü çocuğun ihtiyaçları ve tarafların mali durumları değişkenlik göstermektedir.
Nafaka Artırımı Davası Nedir?
Ekonomik koşullar zaman içerisinde değişebilmektedir.
Bu nedenle hükmedilen nafaka ilerleyen yıllarda yetersiz kalabilir.
Bu durumda nafaka artırımı davası açılması mümkündür.
Mahkeme;
- Enflasyon,
- Gelir değişiklikleri,
- Çocuğun ihtiyaçları,
gibi kriterleri dikkate alarak değerlendirme yapmaktadır.
Nafaka Azaltımı Davası Açılabilir Mi?
Evet.
Nafaka yükümlüsünün ekonomik durumunda ciddi değişiklikler meydana gelmişse nafakanın azaltılması talep edilebilir.
Örneğin:
- İş kaybı,
- Gelir azalması,
- Sağlık sorunları,
nafakanın yeniden değerlendirilmesine neden olabilmektedir.
Ancak her gelir değişikliği otomatik olarak nafaka indirimi sonucu doğurmaz.
Nafaka Ödenmezse Ne Olur?
Mahkeme kararıyla hükmedilen nafakalar ilam niteliğindedir.
Bu nedenle nafaka alacakları icra takibine konu edilebilir.
Ödenmeyen nafaka nedeniyle:
- İcra takibi,
- Haciz işlemleri,
gündeme gelebilir.
Aile hukukunda nafaka alacakları önemli korumalara sahiptir.
Nafaka Alacaklarında Zamanaşımı Var Mıdır?
Nafaka alacakları bakımından da belirli süreler söz konusu olabilmektedir.
Bu nedenle alacakların uzun süre takip edilmemesi hak kayıplarına yol açabilir.
Her somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Yargıtay Uygulamasında Dikkat Edilen Hususlar
Yargıtay kararlarında özellikle:
- Yoksulluk kavramı,
- Kusur değerlendirmesi,
- Tarafların ekonomik gücü,
- Çocuğun üstün yararı,
- Nafaka artırım şartları,
- Nafakanın kaldırılması sebepleri,
ayrıntılı şekilde incelenmektedir.
Bu nedenle nafaka uyuşmazlıklarında yalnızca gelir düzeyi değil, tarafların tüm yaşam koşulları dikkate alınmaktadır.
Nafaka Davalarında En Sık Yapılan Hatalar
Uygulamada sıkça karşılaşılan hatalar şunlardır:
- Gelir durumunu belgelememek,
- Nafaka talebini somutlaştırmamak,
- Nafaka türlerini karıştırmak,
- Nafaka artırımı şartlarını bilmemek,
- Değişen ekonomik koşulları mahkemeye sunmamak.
Bu hatalar nafaka miktarını ve dava sonucunu doğrudan etkileyebilmektedir.
Sonuç
Nafaka, boşanmanın ekonomik sonuçlarını dengelemeyi amaçlayan önemli bir aile hukuku kurumudur. Ancak kamuoyunda yaygın olarak düşünüldüğünün aksine nafaka tek tip bir ödeme sistemi değildir.
Tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası farklı amaçlara hizmet eden ayrı hukuki mekanizmalardır.
Nafaka taleplerinin değerlendirilmesinde tarafların ekonomik durumu, kusur oranları, çocukların ihtiyaçları ve somut olayın özellikleri büyük önem taşımaktadır.
Bu nedenle nafaka uyuşmazlıklarında hakların doğru belirlenmesi ve hukuki sürecin dikkatli yürütülmesi, hem nafaka alacaklısının hem de nafaka yükümlüsünün menfaatlerinin korunması açısından önemlidir.
Kaynaklar
- Türk Medeni Kanunu m.169
- Türk Medeni Kanunu m.175
- Türk Medeni Kanunu m.176
- Türk Medeni Kanunu m.182
- Türk Medeni Kanunu m.185
- İcra ve İflas Kanunu
- Hukuk Muhakemeleri Kanunu
- Yerleşik Yargıtay uygulamaları