AİLE VE BOŞANMA HUKUKU SERİSİ (VII)
6284 Sayılı Kanun, Uzaklaştırma Kararları ve Aile İçi Şiddete Karşı Hukuki Koruma Yolları
Giriş
Aile hukukunda son yıllarda en fazla tartışılan konuların başında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında verilen koruma ve uzaklaştırma kararları gelmektedir. Özellikle boşanma sürecinde veya aile içi uyuşmazlıkların yaşandığı dönemlerde taraflardan biri hakkında uzaklaştırma kararı verilmesi, hem aile hukuku hem de ceza hukuku bakımından önemli sonuçlar doğurabilmektedir.
Toplumda bu konuda çok sayıda yanlış bilgi bulunmaktadır. Birçok kişi uzaklaştırma kararının yalnızca fiziksel şiddet durumunda verilebileceğini düşünmekte, bazı kişiler ise herhangi bir delil olmadan yıllarca sürecek yaptırımlar uygulanabileceğine inanmaktadır.
Uygulamada en sık karşılaşılan sorular şunlardır:
- Uzaklaştırma kararı nedir?
- Kimler uzaklaştırma kararı alabilir?
- Delil olmadan uzaklaştırma kararı verilebilir mi?
- Erkek de uzaklaştırma talep edebilir mi?
- Evden uzaklaştırma kararı nasıl uygulanır?
- Uzaklaştırma kararına itiraz edilebilir mi?
- Karara uyulmaması halinde ne olur?
- Uzaklaştırma kararı boşanma davasını etkiler mi?
- Çocuklarla görüşme hakkı nasıl etkilenir?
- Koruma tedbirleri ne kadar süreyle uygulanır?
Bu soruların cevapları başta 6284 sayılı Kanun olmak üzere Türk Medeni Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerinde yer almaktadır.
Aile içi şiddetle mücadele amacıyla oluşturulan bu sistem, yalnızca kadınları değil belirli şartlarda diğer aile bireylerini de koruma altına almaktadır.
6284 Sayılı Kanun Nedir?
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, şiddete uğrayan veya şiddet tehlikesi altında bulunan kişilerin korunması amacıyla yürürlüğe konulmuştur.
Kanunun amacı:
- Şiddetin önlenmesi,
- Mağdurun korunması,
- Tehlikenin ortadan kaldırılması,
- Aile bireylerinin güvenliğinin sağlanmasıdır.
Bu nedenle kanun yalnızca gerçekleşmiş şiddeti değil, şiddet tehlikesini de dikkate almaktadır.
Şiddet Kavramı Sadece Fiziksel Şiddeti mi Kapsar?
Hayır.
6284 sayılı Kanun şiddeti oldukça geniş tanımlamaktadır.
Kanun kapsamında:
- Fiziksel şiddet,
- Psikolojik şiddet,
- Sözlü şiddet,
- Ekonomik şiddet,
- Cinsel şiddet,
koruma tedbirlerine konu olabilmektedir.
Bu nedenle yalnızca darp veya fiziksel saldırı durumlarında değil, farklı şiddet türlerinde de koruma kararı verilebilmektedir.
Kimler Koruma Talep Edebilir?
Kanun yalnızca eşleri koruyan bir düzenleme değildir.
Belirli şartlar altında:
- Eşler,
- Eski eşler,
- Nişanlılar,
- Aynı evde yaşayan aile bireyleri,
- Israrlı takip mağdurları,
koruma tedbirlerinden yararlanabilmektedir.
Her olay kendi şartları içerisinde değerlendirilmektedir.
Erkekler de 6284 Sayılı Kanundan Yararlanabilir mi?
Evet.
Kamuoyunda yaygın olan yanlış inanışlardan biri de budur.
Kanunun temel amacı şiddeti önlemektir.
Belirli şartların bulunması halinde erkekler de koruma tedbirleri talep edebilmektedir.
Uygulamada daha çok kadınlar lehine karar verilmesinin nedeni, şiddet mağdurlarının çoğunluğunu kadınların oluşturmasıdır.
Ancak hukuken koruma tedbirleri yalnızca kadınlara özgülenmiş değildir.
Uzaklaştırma Kararı Nedir?
Uzaklaştırma kararı, şiddet uyguladığı veya uygulama tehlikesi bulunduğu değerlendirilen kişinin mağdura yaklaşmasının veya belirli davranışlarda bulunmasının yasaklanmasıdır.
Bu kararlar:
- Ortak konuta yaklaşmama,
- Belirli mesafede bulunmama,
- İletişim kurmama,
- Rahatsız etmeme,
şeklinde çeşitli içeriklere sahip olabilmektedir.
Evden Uzaklaştırma Kararı Nedir?
6284 sayılı Kanun kapsamında en çok uygulanan tedbirlerden biridir.
Bu kararla kişi:
- Ortak konuttan çıkarılabilir,
- Konuta yaklaşması yasaklanabilir,
- Belirli süre boyunca konutu kullanamayabilir.
Mülkiyet hakkının kime ait olduğu her zaman belirleyici değildir.
Amaç mağdurun güvenliğini sağlamaktır.
Delil Olmadan Uzaklaştırma Kararı Verilebilir mi?
Kanunun en çok tartışılan yönlerinden biri budur.
6284 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca koruyucu tedbir kararlarının verilmesinde delil veya belge aranmayabileceği kabul edilmiştir.
Bunun amacı acil koruma sağlamaktır.
Ancak bu durum kararların denetimsiz olduğu anlamına gelmez.
Kararlar geçici niteliktedir ve hukuki denetime tabidir.
Uzaklaştırma Kararı Kim Tarafından Verilir?
Koruma tedbirleri:
- Aile Mahkemeleri,
- Mülki amirler,
- Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk kuvvetleri,
tarafından belirli ölçülerde uygulanabilmektedir.
Ancak esas koruma kararları çoğunlukla aile mahkemeleri tarafından verilmektedir.
Uzaklaştırma Kararı Ne Kadar Süreyle Verilir?
Kanun tedbirlerin belirli sürelerle uygulanmasını öngörmektedir.
Mahkeme olayın niteliğine göre süre belirlemektedir.
Gerekli görülmesi halinde süre uzatılabilmektedir.
Bu nedenle her dosyada aynı süre uygulanmamaktadır.
Uzaklaştırma Kararına İtiraz Edilebilir mi?
Evet.
6284 sayılı Kanun kapsamında verilen koruma kararlarına karşı itiraz yolu bulunmaktadır.
İtirazlar ilgili mahkemeler tarafından değerlendirilmektedir.
Bu nedenle koruma kararı kesin ve değiştirilemez bir işlem değildir.
Taraflar hukuki denetim mekanizmalarını kullanabilmektedir.
Uzaklaştırma Kararına Uyulmaması Halinde Ne Olur?
Kanun bu konuda özel yaptırımlar öngörmüştür.
Tedbir kararlarının ihlal edilmesi halinde zorlama hapsi uygulanabilmektedir.
Bu yaptırım ceza mahkumiyeti niteliğinde değildir.
Ancak özgürlüğü kısıtlayıcı sonuçlar doğurabilmektedir.
Bu nedenle koruma kararlarına uyulması büyük önem taşımaktadır.
Uzaklaştırma Kararı Boşanma Davasını Etkiler mi?
Tek başına belirleyici değildir.
Ancak boşanma davasında:
- Kusur değerlendirmesi,
- Şiddet iddiaları,
- Çocukların durumu,
bakımından önem taşıyabilir.
Mahkeme her dosyayı kendi delilleri çerçevesinde değerlendirmektedir.
Bu nedenle koruma kararı verilmiş olması boşanma davasının sonucunu otomatik olarak belirlemez.
Uzaklaştırma Kararı Velayeti Etkiler mi?
Velayet bakımından temel ölçüt yine çocuğun üstün yararıdır.
Ancak şiddet iddiaları ve koruma kararları velayet değerlendirmesinde dikkate alınabilmektedir.
Özellikle çocuğun güvenliğini etkileyen durumlarda bu husus önem kazanmaktadır.
Çocukla Görüşme Hakkı Kaldırılır mı?
Her olayda aynı sonuç doğmaz.
Bazı durumlarda kişisel ilişki devam eder.
Bazı durumlarda ise görüşme şekli yeniden düzenlenebilir.
Mahkemeler çocuğun üstün yararını dikkate alarak karar vermektedir.
Psikolojik Şiddet Nasıl Değerlendirilir?
Psikolojik şiddet uygulamada en fazla ispat sorunu yaratan alanlardan biridir.
Örneğin:
- Sürekli hakaret,
- Tehdit,
- Aşağılama,
- Sosyal izolasyon,
- Yoğun baskı,
psikolojik şiddet kapsamında değerlendirilebilmektedir.
Bu tür davranışlar da koruma tedbirlerine konu olabilir.
Ekonomik Şiddet Nedir?
Ekonomik özgürlüğü kısıtlayan davranışlar da şiddet kapsamında değerlendirilebilir.
Örneğin:
- Gelire el koymak,
- Çalışmaya engel olmak,
- Temel ihtiyaçları karşılamamak,
belirli durumlarda ekonomik şiddet olarak değerlendirilmektedir.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi Uygulamalarında Dikkat Edilen Hususlar
Yüksek mahkeme kararlarında özellikle:
- Koruma ihtiyacının varlığı,
- Şiddet tehlikesi,
- Ölçülülük ilkesi,
- Savunma hakkı,
- Temel hak ve özgürlükler arasındaki denge,
üzerinde durulmaktadır.
Bu nedenle koruma tedbirleri uygulanırken hem mağdurun korunması hem de hukuki güvenlik ilkesi gözetilmektedir.
Uygulamada En Sık Yapılan Hatalar
Uygulamada tarafların sıklıkla yaptığı hatalar şunlardır:
- Uzaklaştırma kararını ceza mahkumiyeti sanmak,
- Kararlara uymamak,
- İtiraz sürecini takip etmemek,
- Delil toplamamak,
- Koruma kararının kapsamını yanlış yorumlamak,
- Sosyal medya paylaşımlarıyla tedbiri ihlal etmek.
Bu durumlar yeni hukuki sorunlara yol açabilmektedir.
Sonuç
6284 sayılı Kanun, aile içi şiddetin ve şiddet tehlikesinin önlenmesi amacıyla oluşturulmuş önemli bir koruma mekanizmasıdır. Kanun yalnızca gerçekleşmiş saldırıları değil, ortaya çıkabilecek riskleri de dikkate alarak mağdurları korumayı amaçlamaktadır.
Uzaklaştırma ve koruma kararları geçici nitelikte tedbirler olup hem mağdurun güvenliğini sağlamak hem de olası zararları önlemek amacı taşımaktadır.
Bu nedenle aile içi şiddet iddialarında hem koruma talep eden kişinin hem de hakkında tedbir uygulanan kişinin haklarını ve yükümlülüklerini doğru bilmesi büyük önem taşımaktadır.
Koruma tedbirleri ile boşanma, velayet ve nafaka süreçleri çoğu zaman birbiriyle bağlantılı olduğundan, bu tür uyuşmazlıklarda hukuki sürecin bütüncül şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Kaynaklar
- 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun
- Türk Medeni Kanunu m.169
- Türk Medeni Kanunu m.182
- Türk Medeni Kanunu m.336
- Anayasa m.17
- Anayasa m.41
- Hukuk Muhakemeleri Kanunu
- Yerleşik Yargıtay uygulamaları
- Anayasa Mahkemesi kararları