AİLE VE BOŞANMA HUKUKU SERİSİ (I)
Boşanma Sürecine Giriş ve Eşlerin Hakları
Giriş
Boşanma, yalnızca evlilik birliğinin sona erdirilmesi değildir. Aynı zamanda eşlerin malvarlıklarını, çocuklarla olan ilişkilerini, nafaka haklarını, tazminat taleplerini ve gelecekteki sosyal yaşamlarını doğrudan etkileyen önemli bir hukuki süreçtir.
Uygulamada birçok kişi boşanma sürecini yalnızca bir dava olarak görmekte, ancak dava sonucunda ortaya çıkabilecek mal paylaşımı, velayet, nafaka ve tazminat gibi sonuçları yeterince değerlendirmemektedir.
Türk Medeni Kanunu boşanmayı yalnızca eşlerin ayrılması olarak değil, evlilik birliğinin hukuki olarak tasfiyesi olarak kabul etmektedir.
Bu nedenle boşanma kararı verilmeden önce kişilerin sahip oldukları hakları ve karşılaşabilecekleri hukuki sonuçları bilmeleri büyük önem taşımaktadır.
Boşanma davalarında yapılan birçok hata, dava açılmadan önce ortaya çıkmakta ve sonradan telafisi güç hak kayıplarına yol açmaktadır.
Bu sebeple boşanma sürecinin temel esaslarının bilinmesi, sağlıklı bir hukuki strateji oluşturulmasının ilk adımıdır.
Boşanma Davası Hangi Sebeplerle Açılabilir?
Boşanma sebepleri Türk Medeni Kanunu’nun 161 ile 166. maddeleri arasında düzenlenmiştir.
Kanun boşanma sebeplerini özel boşanma sebepleri ve genel boşanma sebepleri olarak ikiye ayırmaktadır.
Özel boşanma sebepleri şunlardır:
- Zina (TMK m.161)
- Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK m.162)
- Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK m.163)
- Terk (TMK m.164)
- Akıl hastalığı (TMK m.165)
Bunların dışında uygulamada en sık kullanılan boşanma sebebi ise TMK m.166’da düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır.
Yargıtay uygulamasında;
- Sürekli tartışmalar,
- Güven kaybı,
- Hakaretler,
- Fiziksel veya psikolojik şiddet,
- İlgisizlik,
- Sadakatsizlik şüphesi,
- Aile müdahaleleri,
evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında değerlendirilebilmektedir.
Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Arasındaki Fark Nedir?
Türk Medeni Kanunu m.166/3 uyarınca eşlerin boşanma ve sonuçları konusunda anlaşmaları halinde anlaşmalı boşanma mümkündür.
Ancak bunun için;
- Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması,
- Tarafların birlikte başvurması veya bir tarafın açtığı davayı diğer tarafın kabul etmesi,
- Hakimin tarafları bizzat dinlemesi,
- Protokolün uygun bulunması,
gerekmektedir.
Anlaşmalı boşanma davaları genellikle tek celsede sonuçlanabilmektedir.
Buna karşılık tarafların;
- Velayet,
- Nafaka,
- Tazminat,
- Mal paylaşımı,
konularında anlaşamaması halinde çekişmeli boşanma gündeme gelir.
Çekişmeli boşanma davaları çoğu zaman daha uzun sürmekte ve kapsamlı delil incelemeleri gerektirmektedir.
Boşanma Davasını Kim Açabilir?
Boşanma davası eşlerden biri tarafından açılabilir.
Türk hukukunda boşanma hakkı yalnızca evlilik birliğinin taraflarına tanınmıştır.
Anne, baba, kardeş veya diğer aile bireylerinin boşanma davası açma yetkisi bulunmamaktadır.
Ancak bazı durumlarda kısıtlı kişiler adına yasal temsilcileri tarafından gerekli işlemler yapılabilmektedir.
Kusur Boşanma Davasını Nasıl Etkiler?
Türk aile hukukunda kusur önemli bir kavramdır.
Her boşanma davasında kusur araştırılması zorunlu değildir.
Ancak özellikle;
- Maddi tazminat,
- Manevi tazminat,
- Yoksulluk nafakası,
taleplerinde kusur değerlendirmesi büyük önem taşımaktadır.
Türk Medeni Kanunu m.174 uyarınca daha ağır kusurlu eşin tazminat talep etmesi mümkün değildir.
Bu nedenle boşanma davalarında kusurun belirlenmesi yalnızca boşanma kararı bakımından değil, mali sonuçlar açısından da önem taşımaktadır.
Boşanma Süreci Ne Kadar Sürer?
Bu sorunun tek bir cevabı yoktur.
Anlaşmalı boşanma davaları çoğu zaman birkaç hafta içerisinde sonuçlanabilmektedir.
Buna karşılık çekişmeli boşanma davalarında;
- Tanık dinlenmesi,
- Bilirkişi raporları,
- Sosyal inceleme raporları,
- Delil araştırmaları,
gibi işlemler nedeniyle süreç uzayabilmektedir.
Özellikle büyük şehirlerde çekişmeli boşanma davalarının birkaç yıl sürebildiği görülmektedir.
Boşanma Davası Açılmadan Önce Nelere Dikkat Edilmelidir?
Uygulamada en büyük hatalardan biri hazırlıksız şekilde dava açılmasıdır.
Boşanma kararı verilmeden önce şu konular değerlendirilmelidir:
- Çocukların durumu,
- Nafaka talepleri,
- Velayet meselesi,
- Tazminat hakları,
- Mal paylaşımı,
- Delil durumu.
Özellikle sonradan ulaşılması zor olan delillerin dava öncesinde korunması önem taşımaktadır.
Evden Ayrılmak Hak Kaybı Yaratır mı?
Toplumda yaygın bir yanlış inanış bulunmaktadır.
Birçok kişi:
“Evi terk eden davayı kaybeder.”
şeklinde düşünmektedir.
Oysa durum bu kadar basit değildir.
Evden ayrılmanın nedeni önemlidir.
Örneğin;
- Şiddet,
- Hakaret,
- Güvenlik endişesi,
- Psikolojik baskı,
gibi nedenlerle ortak konutun terk edilmesi farklı değerlendirilmektedir.
Bu nedenle her olay kendi şartları içerisinde incelenmektedir.
Boşanma Davalarında Delil Toplama Nasıl Yapılır?
Boşanma davalarının en önemli aşamalarından biri delillerdir.
Çünkü iddia edilen olayların mahkeme önünde ispat edilmesi gerekir.
Kullanılabilecek deliller arasında:
- Tanık anlatımları,
- Yazışmalar,
- Sosyal medya kayıtları,
- Fotoğraflar,
- Ses kayıtları (hukuka uygun olmak şartıyla),
- Resmî belgeler,
yer alabilmektedir.
Ancak delil elde edilirken hukuka uygunluk son derece önemlidir.
Hukuka aykırı elde edilen deliller birçok durumda mahkeme tarafından değerlendirmeye alınmamaktadır.
Boşanma Davasında Çocuklar Nasıl Etkilenir?
Boşanma yalnızca eşleri ilgilendiren bir süreç değildir.
Özellikle çocukların psikolojik ve sosyal gelişimi üzerinde önemli etkiler yaratabilmektedir.
Bu nedenle mahkemeler velayet ve kişisel ilişki kararlarında çocuğun üstün yararı ilkesini esas almaktadır.
Türk Medeni Kanunu ve Yargıtay uygulamalarında temel yaklaşım, anne veya babanın değil çocuğun menfaatinin korunmasıdır.
Boşanma Sürecinde Nafaka ve Tazminat Hakları
Boşanma davası açılmasıyla birlikte çeşitli mali talepler gündeme gelebilir.
Bunlar arasında:
- Tedbir nafakası,
- Yoksulluk nafakası,
- İştirak nafakası,
- Maddi tazminat,
- Manevi tazminat,
yer almaktadır.
Bu hakların kapsamı ve şartları her olayda ayrı değerlendirilmektedir.
Özellikle kusur durumu ve ekonomik koşullar belirleyici rol oynamaktadır.
Yargıtay Uygulamasında Dikkat Edilen Hususlar
Yargıtay kararlarında özellikle şu konular üzerinde durulmaktadır:
- Evlilik birliğinin çekilmez hale gelip gelmediği,
- Kusur dağılımı,
- Delillerin hukuka uygunluğu,
- Çocuğun üstün yararı,
- Tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı,
- Nafaka taleplerinin haklılığı.
Bu nedenle boşanma davaları yalnızca taraf beyanlarıyla değil, somut delillerle değerlendirilmektedir.
Boşanma Davalarında En Sık Yapılan Hatalar
Uygulamada sık karşılaşılan hatalar şunlardır:
- Delil toplamadan dava açmak,
- Sosyal medya paylaşımlarını dikkate almamak,
- Mal paylaşımı boyutunu göz ardı etmek,
- Çocukları dava sürecine dahil etmek,
- Hatalı boşanma protokolü imzalamak,
- Kusur durumunu yanlış değerlendirmek.
Bu hatalar sonradan ciddi hak kayıplarına yol açabilmektedir.
Sonuç
Boşanma davaları yalnızca evlilik birliğinin sona erdirilmesine ilişkin davalar değildir. Nafaka, velayet, tazminat, mal paylaşımı ve çocuklarla ilgili birçok hukuki sonucu beraberinde getirmektedir.
Bu nedenle boşanma sürecine giren kişilerin dava açılmadan önce haklarını ve yükümlülüklerini doğru şekilde değerlendirmesi büyük önem taşımaktadır.
Anlaşmalı veya çekişmeli boşanma tercih edilirken yalnızca davanın kısa sürmesi değil, uzun vadede doğacak hukuki sonuçlar da dikkate alınmalıdır.
Boşanma sürecinde yapılan doğru hazırlıklar, yıllarca sürebilecek uyuşmazlıkların ve ciddi hak kayıplarının önüne geçebilmektedir.
Kaynaklar
- Türk Medeni Kanunu m.161
- Türk Medeni Kanunu m.162
- Türk Medeni Kanunu m.163
- Türk Medeni Kanunu m.164
- Türk Medeni Kanunu m.165
- Türk Medeni Kanunu m.166
- Türk Medeni Kanunu m.174
- Hukuk Muhakemeleri Kanunu
- Yerleşik Yargıtay uygulamaları