İŞÇİLER İÇİN İŞ HUKUKU SERİSİ (II)
Kıdem Tazminatı Hakkı ve Kıdem Tazminatının Alınabileceği Durumlar
Giriş
Çalışma hayatında işçiler tarafından en fazla merak edilen konuların başında kıdem tazminatı gelmektedir. Özellikle işten ayrılma veya işten çıkarılma süreçlerinde birçok çalışan, kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığını, hangi durumlarda tazminat alabileceğini ve işverenin ödeme yapmaması halinde hangi hukuki yollara başvurabileceğini araştırmaktadır.
Uygulamada en sık karşılaşılan yanlış inanışlardan biri, kıdem tazminatının yalnızca işveren tarafından işten çıkarılan çalışanlara ait bir hak olduğu düşüncesidir. Oysa mevzuat incelendiğinde, bazı durumlarda işçinin kendi iradesiyle işten ayrılması halinde dahi kıdem tazminatına hak kazanabildiği görülmektedir.
Özellikle;
- Maaşların geç ödenmesi,
- SGK primlerinin eksik yatırılması,
- İşverenin iş sözleşmesine aykırı davranışları,
- Emeklilik,
- Askerlik,
- Kadın işçinin evlilik nedeniyle ayrılması,
gibi durumlarda kıdem tazminatı hakkı gündeme gelebilmektedir.
Bu nedenle iş sözleşmesinin nasıl sona erdiği kadar, sona erme nedeninin hukuki niteliği de büyük önem taşımaktadır.
Kıdem Tazminatı Nedir?
Kıdem tazminatı, işçinin işyerine verdiği emeğin ve hizmet süresinin karşılığı olarak belirli şartlar altında işverence ödenen tazminattır.
Her ne kadar 4857 sayılı İş Kanunu yürürlükte olsa da kıdem tazminatı halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi kapsamında düzenlenmektedir.
Kıdem tazminatının temel amacı, işçinin işyerindeki hizmet süresinin ekonomik karşılığının korunmasıdır.
Bu nedenle kıdem tazminatı bir ceza değil, işçinin kanundan doğan mali hakkıdır.
Kıdem Tazminatına Hak Kazanmanın Genel Şartları Nelerdir?
1475 sayılı İş Kanunu m.14 uyarınca kıdem tazminatına hak kazanabilmek için bazı temel şartların gerçekleşmesi gerekir.
Bunlar:
- İşçinin İş Kanunu kapsamında çalışması,
- Aynı işverene bağlı olarak en az bir yıl çalışmış olması,
- İş sözleşmesinin kanunda belirtilen şekillerden biriyle sona ermesi,
olarak özetlenebilir.
Bu şartlardan herhangi biri eksikse kıdem tazminatı hakkı doğmayabilir.
Bir Yıllık Süre Nasıl Hesaplanır?
Kıdem tazminatı bakımından en önemli şartlardan biri en az bir yıllık çalışma süresidir.
Bu süre hesaplanırken yalnızca fiilen çalışılan günler değil;
- Yıllık izin süreleri,
- Hafta tatilleri,
- Kanunen çalışma süresinden sayılan dönemler,
de dikkate alınabilmektedir.
Bu nedenle işçinin kıdem süresi belirlenirken tüm çalışma ilişkisi incelenmektedir.
İşveren İşçiyi İşten Çıkarırsa Kıdem Tazminatı Alınır mı?
Kural olarak evet.
Ancak işten çıkarılmanın nedeni önemlidir.
Eğer işveren iş sözleşmesini geçerli nedenle veya herhangi bir haklı neden olmaksızın sona erdiriyorsa işçi kıdem tazminatına hak kazanır.
Buna karşılık işverenin İş Kanunu m.25/II kapsamında ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık nedeniyle haklı fesih yapması halinde kıdem tazminatı hakkı doğmayabilir.
Bu nedenle fesih sebebinin dikkatle incelenmesi gerekir.
İşçi İstifa Ederse Kıdem Tazminatı Alabilir mi?
Toplumda en yaygın yanlış inanışlardan biri de budur.
Genel kural olarak istifa eden işçi kıdem tazminatı alamaz.
Ancak bu kuralın önemli istisnaları bulunmaktadır.
İş Kanunu işçiye bazı durumlarda haklı nedenle fesih hakkı tanımıştır.
Bu durumda işçi kendi iradesiyle işten ayrılmış olsa bile kıdem tazminatına hak kazanabilmektedir.
Haklı Nedenle Fesih Nedir?
4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesi işçiye haklı nedenle derhal fesih hakkı tanımaktadır.
Bu madde kapsamında işçi;
- Sağlık sebepleri,
- Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılıklar,
- Ücretin ödenmemesi,
- Çalışma şartlarının uygulanmaması,
gibi nedenlerle iş sözleşmesini sona erdirebilir.
Bu durumda kıdem tazminatı hakkı korunur.
Maaşların Geç Ödenmesi Kıdem Tazminatı Hakkı Doğurur mu?
Evet.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-e maddesi uyarınca işçinin ücretinin kanuna veya sözleşmeye uygun şekilde ödenmemesi haklı fesih sebebidir.
Yargıtay uygulamalarında da ücretlerin sürekli ve sistematik şekilde geç ödenmesi haklı fesih nedeni olarak kabul edilmektedir.
Bu nedenle işçi;
- İş sözleşmesini feshedebilir,
- Kıdem tazminatını talep edebilir,
- Diğer işçilik alacaklarını isteyebilir.
Ücretin Eksik Ödenmesi Haklı Fesih Sebebi midir?
Evet.
İşçinin ücretinin eksik ödenmesi de işverenin temel yükümlülüklerinden birinin ihlali anlamına gelmektedir.
Bu nedenle işçi haklı nedenle fesih hakkını kullanabilir.
Özellikle prim, fazla mesai veya diğer ücret unsurlarının sürekli eksik ödenmesi uyuşmazlık konusu olabilmektedir.
SGK Primlerinin Eksik Yatırılması Kıdem Tazminatı Hakkı Doğurur mu?
Uygulamada sık karşılaşılan durumlardan biridir.
İşçinin gerçek ücretinin SGK’ya düşük bildirilmesi veya primlerin eksik yatırılması işverenin kanuna aykırı davranışı olarak değerlendirilmektedir.
Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarında bu durum haklı fesih sebebi olarak kabul edilmektedir.
Bu nedenle işçi:
- İş sözleşmesini feshedebilir,
- Kıdem tazminatını talep edebilir,
- SGK ve işçilik alacaklarına ilişkin dava açabilir.
İşyerinde Mobbing veya Hakaret Kıdem Tazminatı Hakkı Sağlar mı?
Belirli şartlar altında evet.
İşveren veya işveren vekilleri tarafından yapılan:
- Hakaretler,
- Psikolojik baskılar,
- Küçük düşürücü davranışlar,
- Sistematik mobbing uygulamaları,
işçiye haklı nedenle fesih hakkı verebilir.
Bu durumda kıdem tazminatı talep edilmesi mümkündür.
Askerlik Nedeniyle İşten Ayrılan İşçi Kıdem Tazminatı Alabilir mi?
Evet.
1475 sayılı İş Kanunu m.14 askerlik nedeniyle işten ayrılan işçiye kıdem tazminatı hakkı tanımaktadır.
Ancak askerlik nedeniyle fesih ile askerlik arasında makul bir zaman ilişkisi bulunmalıdır.
Bu nedenle fesih işleminin gerçekten askerlik amacıyla yapılmış olması gerekir.
Emeklilik Nedeniyle Ayrılan İşçi Kıdem Tazminatı Alabilir mi?
Evet.
İşçi;
- Yaş hariç emeklilik şartlarını tamamlamışsa,
- SGK’dan gerekli yazıyı almışsa,
iş sözleşmesini sona erdirerek kıdem tazminatına hak kazanabilir.
Bu uygulama özellikle 15 yıl 3600 gün ve diğer emeklilik koşullarını sağlayan çalışanlar bakımından önem taşımaktadır.
Kadın İşçinin Evlilik Nedeniyle Fesih Hakkı Nedir?
1475 sayılı İş Kanunu m.14’e göre kadın işçi evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde iş sözleşmesini sona erdirirse kıdem tazminatına hak kazanabilir.
Bu hak yalnızca kadın işçilere tanınmıştır.
Ancak evlilik tarihinden itibaren bir yıllık sürenin kaçırılmaması gerekir.
İşçinin Ölümü Halinde Kıdem Tazminatı Ne Olur?
İşçinin vefatı halinde kıdem tazminatı hakkı tamamen ortadan kalkmaz.
Kanun gereği kıdem tazminatı yasal hak sahiplerine ödenebilir.
Bu nedenle ölüm halinde de kıdem tazminatı alacağı gündeme gelebilmektedir.
Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır?
Kıdem tazminatı hesabında temel ilke:
Her tam çalışma yılı için 30 günlük brüt ücret esas alınmasıdır.
Hesaplamada yalnızca çıplak ücret değil;
- Düzenli ödenen primler,
- Yol yardımı,
- Yemek yardımı,
- Sürekli nitelikteki diğer menfaatler,
de belirli şartlarda dikkate alınabilmektedir.
Ancak kıdem tazminatı tavanı uygulaması bulunmaktadır.
İşveren Kıdem Tazminatını Ödemezse Ne Yapılabilir?
İşverenin ödeme yapmaması halinde işçi çeşitli hukuki yollara başvurabilir.
Bunlar:
- Zorunlu arabuluculuk,
- İşçilik alacağı davası,
- İcra takibi,
olarak sıralanabilir.
Uyuşmazlığın niteliğine göre birden fazla hukuki yol birlikte değerlendirilebilir.
Kıdem Tazminatı Davalarında İspat Nasıl Yapılır?
Uyuşmazlıklarda en önemli deliller:
- SGK kayıtları,
- İş sözleşmeleri,
- Bordrolar,
- Banka kayıtları,
- Tanık beyanları,
olmaktadır.
Özellikle gerçek ücretin tespiti birçok davada önem taşımaktadır.
Yargıtay Uygulamasında Dikkat Edilen Hususlar
Yargıtay kararlarında özellikle:
- Haklı fesih şartları,
- Ücretin geç ödenmesi,
- SGK prim eksiklikleri,
- Mobbing iddiaları,
- Evlilik ve emeklilik nedeniyle fesih,
- Kıdem süresinin hesaplanması,
ayrıntılı şekilde değerlendirilmektedir.
Bu nedenle kıdem tazminatı uyuşmazlıkları yalnızca fesih şekline göre değil, fesih nedenine göre de incelenmektedir.
İşçilerin En Sık Yaptığı Hatalar
Uygulamada en sık karşılaşılan hatalar şunlardır:
- Haklı fesih hakkını bilmeden istifa etmek,
- Fesih nedenini yazılı bildirmemek,
- SGK kayıtlarını kontrol etmemek,
- Arabuluculuğa başvurmadan dava açmaya çalışmak,
- Gerçek ücretin delillerini toplamamak,
- Zamanaşımı sürelerini kaçırmak.
Bu hatalar ciddi miktarda kıdem tazminatı kaybına neden olabilmektedir.
Sonuç
Kıdem tazminatı, çalışma hayatındaki en önemli işçi haklarından biridir. Ancak bu hak yalnızca işveren tarafından işten çıkarılan çalışanlara tanınmış değildir.
Ücretlerin geç ödenmesi, SGK primlerinin eksik yatırılması, mobbing uygulanması, emeklilik, askerlik ve evlilik gibi birçok durumda işçi kendi iradesiyle işten ayrılmış olsa dahi kıdem tazminatına hak kazanabilmektedir.
Bu nedenle iş sözleşmesinin nasıl sona erdiği kadar, hangi hukuki nedenle sona erdiği de büyük önem taşımaktadır.
İşçilerin hak kaybı yaşamaması için fesih sürecini dikkatle değerlendirmesi, delillerini koruması ve gerektiğinde arabuluculuk ile dava yollarını zamanında kullanması gerekmektedir.
Kaynaklar
- 1475 Sayılı İş Kanunu m.14
- 4857 Sayılı İş Kanunu m.24
- 4857 Sayılı İş Kanunu m.32
- 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu
- 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu
- Yerleşik Yargıtay uygulamaları